10 Aralık 2019 Salı
OKUL ÖNCESİNDE DİSİPLİN SORUNU VE ÇÖZÜM ÖNERİLERİ

Meral TIRAŞ

OKUL ÖNCESİNDE DİSİPLİN SORUNU VE ÇÖZÜM ÖNERİLERİ

“Rehberin, her şeyden önce, ilk sıradaki görevi, çocuklar için oluşturulan ortama özen göstermesidir. Etkisi dolaylıdır fakat en güzel şekilde oluşturulmadığı, özen gösterilmediği takdirde, fiziksel, zihinsel, ruhsal ya da herhangi başka konuda herhangi bir verimlilik ve sürekli bir sonuç elde edilemez.”

Maria Montessori

 Sınıfta etkili bir öğrenme ortamı oluşturma amacıyla çocukların rahatsız edici ya da uygun olmayan davranışlarının yönetimini sağlamanın öğretmenler için büyük çaba gerektiren konulardan birisi olduğunu hepimiz bilmekteyiz. Sınıfta oluşturulan düzeni bozan, eğitim-öğretim faaliyetlerinin planlandığı gibi yürütülmesini engelleyen, öğretmen-öğrenci iletişimini olumsuz etkileyen ve sınıfın genel disiplin anlayışına aykırı düşen davranışlar genel olarak sınıfta istenmeyen davranışlar olarak adlandırılır (Erol, 2006; Çakır, 2010; Yaman, 2010).

İstenmeyen davranışların tanımlanması ve bunlara yönelik disiplin stratejilerinin teorik temelleri incelendiğinde farklı yaklaşımların olduğu gözlenmektedir. Bunlara örnek olarak; Skinner, Watson ve Thorndike gibi davranışçı kuramcılar çocukların olumlu ve olumsuz davranışlarını öğrenme yoluyla kazandığını ya da değiştirdiğini savunmaktadırlar (Özgün, 2008).Biz öğretmenler öğrenciler üzerinde olumlu ve olumsuz davranışların oluşmasında önemli bir etkeniz. Davranışlar öğrenme yoluyla kazandırılıp öğrenme yoluyla değiştirilebiliyorsa bizlere bu konuda büyük sorumluluklar düşmektedir. Sınıf yönetiminde karşılaşılan sorunlara ( yerinde oturmama, arkadaşları ile sürekli konuşma v.b.) çocukların açısından bakarak çözüm üretmeye çalışılmalıdır.

Sınıf yönetimi; öğretmen ve öğrencilerin çalışma engellerinin en aza indirilmesi, öğretim zamanının uygun kullanılması, etkinliklere öğrencilerin katılımının sağlanmasıdır. Öğretmen derse başlarken öğrencilerin dikkatini çekecek bir giriş yaparak olumsuz davranışları en aza indirmelidir. Sınıf yönetimi kararları, öğrencileri kontrolden çok, eğitimin kalite ve sürekliliğini sağlamaya yönelik olmalıdır ve öğrencilerle birlikte belirlenmelidir. İyi bir sınıf yönetimi, iyi bir öğretime bağımlıdır. Bu anlamda sınıf yönetimi araç, kaliteli bir eğitim amaçtır. Amacına hizmet etmeyen araç kalitesiz demektir. Sınıf, eğitim-öğretim etkinliklerinin gerçekleştiği ortak bir yaşama alanıdır. Ortak yaşam alanımızı ne kadar yaşanılır hale getirdiğimiz bizim öğretmenlik alanımızdaki becerilerimizle alakalıdır. Öğrenci ve biz öğretmenlerin zamanının büyük bölümü, bu ortak yaşama alanında geçmektedir. Sınıfta geçirilen süre içinde, öğretmenler ve öğrenciler önceden belirlenen amaçlar doğrultusunda ve belirli programlar çerçevesinde bu ortak yaşamın özneleri olarak çeşitli roller gerçekleştirirler. Ancak; sınıf içindeki yaşantıların, önceden belirlenmiş amaçlar doğrultusunda gerçekleşmesinden öncelikle öğretmen sorumludur. Öğretmen, öğrencilerinin beklentilerini karşılayacak bir eğitim ortamı oluşturursa disiplin sorunu o kadar azalmış olacaktır. Öğrencisine değer veren, düşüncelerini önemseyen, alınması gereken kararları öğrencileriyle birlikte alan bir öğretmenin disiplin sorunu yaşaması sizce ne kadardır?

Sınıfta istenmeyen davranışlar ile başa çıkmanın en önemli adımı ilk olarak sorun olan davranışı tespit etmek ve nedenlerini bulmaktır. Aksi takdirde olumsuz-istenmeyen davranışlar sergileyen çocuklar sınıf içerisinde oluşturulmuş öğrenme fırsatlarını bozabilir buna bağlı olarak öğretmenler kendilerini engellenmiş hissedebilirler. Bu durumun ortadan kaldırılması için; öğretmen derse farklı materyallerle gelebilir, dersi çocukların ilgilerini çekecek hale getirebilir, sorun yaratan öğrenciye uyarıda bulunmak yerine görevler vererek yardım etmesini sağlayabilir. Olumsuz davranışlarına odaklanmak yerine, olumlu her davranışında pekiştireçler verilerek onurlandırılabilir.

Disiplin sorunu yaşayan öğrencileri, yakından takip ederek, sorunun kaynağını öğrenerek, aileler ile iletişim halinde olarak, iyi bir gözlem yaparak notlar tutan bir öğretmenin sorunlarla baş etmesi kolay değil midir? Bu durumdaki öğrenci kendisine değer verildiğini görecek ve olumsuz davranışlar zamanla azalacak, ortadan kalkacaktır. Bizlerde öğrenci olduk bizi anlayan, sohbet eden, fikirlerimizin değer görmesi her zaman mutlu olmamızı sağlamıştır. Bu mutluluğu sınıfta kurallar koymak adına yok etmemek gerektiğine inanıyorum.

Öğretmen olarak disiplin konusunda kendimizi sorgulamamız gerektiğine inanıyorum. Sınıf düzeni bozulmasın diye koymak istediğimiz kurallar gerçekten öğrencilerin öğrenme ortamlarını düzenlemek, öğrenmelerini sağlamak için mi? Yoksa, kendi otoritemizi baskın hale getirip ders anlatım ortamımızı kolaylaştırmak mı? Önce bunun sorgulanması gerekmektedir diye düşünüyorum. Sınıfta konulan her kuralın çocukların yaşamları boyunca unutmayacakları, yeri geldiğinde uygulayacakları yaşam tarzı olacağını unutmamalıyız. Biz öğretmenler, öğrencilerimiz üzerinde belki de tahmin edemeyeceğimiz bir etkiye sahibizdir. Bu etkiyi neden olumlu yönde kullanmak yerine, karşımızdakinde bir otorite kurma, söz dinletme, ben varımmmm deme gereği duyarız. Bizlerde böyle eğitim aldığımız, gördüğümüz için mi acaba? Ne kadar acı bir durum. Nesilden nesile aktarılan bir otorite ve kurallar. Kime göre neye göre kurallar…Karşımızdaki öğrenci acaba bu kuralları ve otoriteyi gerçekten istiyor mu? İstedigi için mi kabul ediyor, yoksa zorunda olduğu için mi?

Yine tekrarlıyorum, İstenmeyen davranışların anlaşılması ve sorunların doğru bir yaklaşımla çözülmesinin önkoşulu öğretmenin öğrencisini iyi tanımasıdır. Öğrencisini iyi gözlemleyen ve tanıyan öğretmen, onu koşulsuz kabul eden, seven, anlamaya çalışa, onun beklentisini bilir ve sorunun neyden kaynaklandığına yönelik çözüm üretebilir.

18.09.2019 (Meral TIRAŞ)

Yorumlar (0)

Yorum Yaz

DİĞER YAZILAR

OKUL ÖNCESİ EĞİTİMDE OKUMA- YAZMA EĞİTİMİ VE ÇOCUKLAR ÜZERİNDEKİ ETKİLERİ

OKUL FOBİSİNİ YENME YOLLARI